Google’a “Almanya’da Türk psikolog”, “Türkçe psikolog”, “Türk terapist”, “online psikolog Almanya” gibi kelimeleri yazıp saatlerce araştırma yaptınız ama hâlâ içinize sinen bir uzmana ulaşamadınız mı?
Yalnız değilsiniz.
Almanya’da yaşayan birçok Türk, psikolojik destek almaya karar verdiğinde ilk karşılaştığı zorluklardan biri, kendi dilinde ve kendini rahat hissedebileceği bir psikolog bulamamak oluyor.
Belki bulunduğunuz şehirde Türkçe hizmet veren bir uzman yok. Belki de var ama aylar sonrasına randevu veriliyor. Bazen de “Acaba beni gerçekten anlayabilir mi?” sorusu karar vermenizi zorlaştırıyor.
Eğer siz de benzer düşünceler yaşıyorsanız, bu yazı tam size göre. Nereden mi biliyorum? Çünkü fazlaca yurtdışından online seans verdiğim danışanım var 🙂
Psikolojik Destek Aramak Cesaret Gerektirir
Birçok insan aylarca, hatta yıllarca yaşadığı sıkıntıları kendi başına çözmeye çalışıyor.
“Geçer.”
“Biraz sabredeyim.”
“Kimseyi meşgul etmeyeyim.”
“Ben hallederim.”
Derken günler haftalara, haftalar aylara dönüşüyor.
Oysa bazen en zor adım, “Artık desteğe ihtiyacım var.” diyebilmektir.
Bu cümle bir zayıflık değil, kendinize verdiğiniz değerin göstergesidir.
Neden Türkçe Konuşan Bir Psikolog Arıyorsunuz?
Bunu kendinize hiç sordunuz mu?
Çünkü mesele yalnızca aynı dili konuşmak değildir.
Bazen çocukluğunuzu anlatırken…
Annenizle yaşadığınız bir tartışmayı paylaşırken…
Ya da içinizde tarif edemediğiniz bir sıkışmışlığı ifade etmeye çalışırken…
Türkçe konuşmak daha doğal gelir.
Ana dilimiz, yalnızca iletişim kurduğumuz bir araç değildir. Aynı zamanda duygularımızın evidir.
İşte bu nedenle Almanya’da yaşayan birçok Türk, terapi sürecinde kendisini Türkçe daha rahat ifade ettiğini söylüyor.
“Bulunduğum Şehirde Türk Psikolog Yok.”
Bu, en sık duyduğumuz cümlelerden biri.
Özellikle küçük şehirlerde yaşayan kişiler, çevrelerinde Türkçe hizmet veren psikolog bulamadıklarını dile getiriyor.
Bazıları ise en yakın uzmana ulaşmak için saatlerce yol gitmek zorunda kalıyor.
Yoğun iş temposu, çocukların okul saatleri veya ulaşım gibi nedenlerle bu her zaman mümkün olmayabiliyor.
Tam da bu noktada online terapi birçok kişi için önemli bir alternatif hâline geliyor.
Online Terapi Mesafeleri Ortadan Kaldırıyor
Bugün Almanya’nın neresinde yaşıyor olursanız olun, internet bağlantınız olduğu sürece görüntülü görüşmelerle psikolojik destek almak mümkün.
İster Berlin’de olun…
İster Köln’de…
Frankfurt’ta, Hamburg’da, Münih’te ya da küçük bir kasabada…
Artık yaşadığınız şehir, terapiye başlamanızın önünde eskisi kadar büyük bir engel değil.
Üstelik kendi evinizin rahatlığında, size uygun saatlerde görüşme yapabilmeniz de birçok kişi için önemli bir kolaylık sağlıyor.
Online terapi süreci hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz bize mesaj atmanız yeterli.
Sadece Türk Olması Yeterli mi?
Hayır.
Bir psikoloğun Türk olması tek başına doğru seçim yaptığı anlamına gelmez.
Psikolog seçerken şu noktalara dikkat etmeniz önemlidir:
- Eğitim ve uzmanlık alanı
- Mesleki deneyimi
- Çalıştığı terapi yöntemleri
- Etik ilkelere bağlılığı
- Size güven vermesi
- Kendinizi rahat hissedebilmeniz
En iyi psikolog, internette en çok görünen kişi değil; sizinle güvene dayalı bir ilişki kurabilen uzmandır.
İlk Görüşmede Her Şeyi Anlatmak Zorunda Değilsiniz
Bazı kişiler terapiye başlamadan önce şu endişeyi yaşıyor:
“Ya konuşamazsam?”
“Ya ağlarsam?”
“Ya nereden başlayacağımı bilemezsem?”
Bunların hepsi çok anlaşılır duygular.
İlk görüşmede hayatınızın tamamını anlatmanız beklenmez.
Terapi bir sınav değildir.
Kendinizi hazır hissettiğiniz kadar paylaşmanız yeterlidir.
Zamanla güven duygusu geliştikçe konuşmak da kolaylaşır.
Peki Ya Yaşadıklarım Terapi Gerektirecek Kadar Ciddi Değilse?
Bu soru da oldukça yaygındır.
Psikolojik destek almak için mutlaka büyük bir travma yaşamış olmanız gerekmez.
Aşağıdaki durumlar uzun süredir devam ediyorsa destek almayı değerlendirebilirsiniz:
- Sürekli kaygılı hissetmek
- Panik atak yaşamak
- Kendini yalnız hissetmek
- Hayattan eskisi kadar keyif alamamak
- İlişki sorunları
- Tükenmişlik
- Gurbet nedeniyle yoğun özlem yaşamak
- Uyum sağlamakta zorlanmak
Kendinize Şu Soruyu Sorun
Eğer yakın bir arkadaşınız aylardır aynı sıkıntıları yaşasaydı…
Sürekli mutsuz hissetseydi…
Gece uyuyamasaydı…
Kendini yalnız hissetseydi…
Ona ne söylerdiniz?
Muhtemelen:
“Artık tek başına mücadele etmek zorunda değilsin.”
Belki bugün aynı cümleyi kendinize söylemenin zamanı gelmiştir.
Unutmayın; terapiye başlamak için “daha fazla dayanmayı” beklemek zorunda değilsiniz. Bazen atılan küçük bir adım, uzun zamandır taşıdığınız yükü hafifletmenin başlangıcı olabilir.
Randevu ve detaylı bilgi için WhatsApptan bize yazabilirsiniz:
Tel: 0552 257 7043
İnstagram: @psikolog.dr.neslihanturgut