Bir valize birkaç kıyafet sığdırabilirsiniz…
Ama köyünüzdeki mutfağın kokusunu, çocukluğunuzun geçtiği sokağı ya da bayram sabahlarının telaşını valize koyamazsınız.
İşte gurbet bazen tam da budur.
Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünür. Düzenli bir iş, güvenli bir yaşam, planlı bir sistem… Fakat günün sonunda, insanın içinde tarif etmekte zorlandığı bir boşluk oluşabilir. Çünkü insan yalnızca bir ülkeye değil; ait hissettiği insanlara, dile ve anılarına da bağlıdır.
Yurtdışında yaşayan birçok Türk, zaman zaman bu duygularla karşılaşabilir. Kimi bunu “özlem” diye tanımlar, kimi “yalnızlık”, kimi ise “sanki hiçbir yere ait değilmişim gibi hissediyorum” sözleriyle anlatır.
Bu hisler düşündüğünüzden daha yaygındır.
Gurbet Psikolojisi Nedir?
Gurbet psikolojisi, kişinin yaşadığı ülkeye uyum sağlamaya çalışırken bir yandan da geride bıraktığı hayatın özlemini hissetmesiyle ortaya çıkan duygusal süreci ifade eder.
Yeni bir ülkeye taşınmak yalnızca adres değiştirmek değildir.
Yeni bir dil…
Yeni kurallar…
Yeni insanlar…
Yeni bir çalışma düzeni…
Ve çoğu zaman yeniden bir hayat kurma çabası…
Bütün bunlar insanın zihninden ve duygularından önemli ölçüde enerji ister.
Bu nedenle zaman zaman kendinizi eskisi kadar neşeli hissetmeyebilir, küçük şeylere daha kolay üzülebilir ya da “Ben eskiden böyle değildim.” diye düşünebilirsiniz.
Bu duygular, birçok kişi için göç sürecinin doğal bir parçası olabilir.
Yurtdışında Yaşayan Türkler En Çok Hangi Duyguları Yaşıyor?
Her insanın hikâyesi farklıdır. Ancak terapi görüşmelerinde en sık karşılaşılan duygular arasında şunlar yer alır:
- Sürekli memleket özlemi
- Hiçbir yere ait hissedememe
- Kendini yalnız hissetme
- Aileden uzak olmanın verdiği eksiklik
- “Beni kimse tam anlamıyor.” düşüncesi
- Sosyal çevre oluşturmakta zorlanma
- Çocukların iki kültür arasında büyümesine dair kaygılar
- Evlilik ve aile içi iletişim sorunları
- İş hayatının yoğun temposu nedeniyle tükenmiş hissetme
Bu duygular zaman zaman birbirini besleyebilir. Özellikle yoğun stres dönemlerinde yalnızlık hissi daha belirgin hâle gelebilir.
“Her Şeyim Var Ama Mutlu Değilim…”
Bu cümleyi daha önce duydunuz mu?
Belki de kendiniz söylediniz.
“İyi bir işim var.”
“Evim var.”
“Maddi olarak bir eksiğim yok.”
“Ama yine de içimde tarif edemediğim bir boşluk var.”
Çünkü mutluluk yalnızca ekonomik koşullarla açıklanamaz.
İnsan, anlaşılmaya, bağ kurmaya, ait hissetmeye ve duygularını paylaşmaya da ihtiyaç duyar.
Bazen yıllardır yurtdışında yaşayan biri bile markette duyduğu Türkçe bir cümlede ya da memleketten gelen küçük bir pakette gözlerinin dolduğunu fark edebilir.
Bu, zayıflık değildir.
İnsanın bağ kurma ihtiyacının doğal bir yansımasıdır.
Gurbet Psikolojisi İlişkileri de Etkileyebilir
Göç yalnızca bireyi değil, aileyi de etkiler.
Eşler farklı hızlarda uyum sağlayabilir.
Çocuklar yeni kültüre daha hızlı adapte olurken anne babalar kendilerini geride kalmış hissedebilir.
Kuşaklar arasında iletişim güçlükleri yaşanabilir.
Bazen çiftler birbirini sevmeye devam eder ama yoğun stres nedeniyle birbirlerini anlamakta zorlanabilirler.
İşte tam da bu noktada, yaşanan sorunların yalnızca “iletişim eksikliği” olmadığını; göçün getirdiği yüklerin de ilişkileri etkileyebileceğini görmek önemlidir.
Ne Zaman Destek Almayı Düşünmelisiniz?
Herkes zaman zaman zorlanabilir.
Ancak aşağıdaki durumlar uzun süredir devam ediyorsa bir uzmandan destek almak faydalı olabilir:
- Sürekli mutsuz hissetmek
- Kaygının günlük yaşamı etkilemesi
- Panik atak belirtileri yaşamak
- Uyku düzeninde bozulmalar
- Kendini sürekli yalnız hissetmek
- Hayattan eskisi kadar keyif alamamak
- Aile ve eş ilişkilerinde artan çatışmalar
Destek istemek, sorunların büyümesini beklemek yerine kendinize verdiğiniz değerin bir göstergesidir.
Online Terapi Uzakları Biraz Daha Yakınlaştırabilir
Yurtdışında hangi şehrinde yaşarsanız yaşayın; bazen sizi gerçekten anlayan biriyle kendi dilinizde konuşabilmek iyi gelebilir.
Çünkü terapi yalnızca konuşmak değildir.
Anlaşılmak…
Yargılanmadan dinlenmek…
Duygularınıza güvenli bir alan açabilmektir.
Türkçe yapılan online terapi, özellikle kendini ana dilinde ifade etmek isteyen kişiler için daha rahat bir paylaşım ortamı sağlayabilir.
Son Söz
Belki siz de uzun zamandır güçlü görünmeye çalışıyorsunuz.
Aileniz için…
Çocuklarınız için…
İşiniz için…
Ama güçlü olmak, her yükü tek başına taşımak zorunda olduğunuz anlamına gelmez.
Bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, “Seni anlıyorum.” diyen bir sesle karşılaşmaktır.
Eğer gurbetin yükünü uzun zamandır tek başınıza taşıdığınızı hissediyorsanız, bununla yalnız mücadele etmek zorunda değilsiniz.
Kendinize iyi gelmek için atacağınız küçük bir adım, düşündüğünüzden çok daha büyük bir değişimin başlangıcı olabilir.
Randevu ve detaylı bilgi için WhatsApptan bize yazabilirsiniz:
Tel: 0552 257 7043
İnstagram: @psikolog.dr.neslihanturgut